Tarih: 18 Şubat 2010
Yolumuz bu sefer Mehmet Ali Yılmaz İlköğretim Okulunda durdu. Adana, Yüreğir İlçesine bağlı, (şehirden kopuk olmayan, İstanbulun ilçeleri gibi düşünün) ikili eğitim ile 37 sınıfı olan ve 4300 öğrencisi bulunan bir okul.
Okul idarecilerinin anlattığı kadarıyla öğrencilerin %20'sinin herşeye ihtiyacı var. Yoksulluk sınırının altında yaşayan ailelere mensup çocuklar. Geri kalanların çoğu 8-10 kardeşli, işsiz aile ya da tek çalışanı olan ailelere mensup.
Varsıl aileler ise yine bizim bildiğimiz varlıkta değiller. Karınlar tok, sırtlarında mevsime uygun bir şey varsa bu çocukları şanslı sayabiliriz.
Okul yönetimine sorduk: "Bu çocukların nelere ihtiyacı var?"
Yanıt oldukça üzücüydü: "Saç tokasından, çoraba,defterden, eski bile olsa bir hırkaya kadar herşeye ihtiyaçları var!"
Bizler, gözlerimizle gördüğümüz, yıllardır tanık olduğumuz, şehrin göbeğinde sayılacak böyle okulların, binlerce öğrencinin varlığından haberdar olarak, her sene içimizi yakan bu duyguları yaşar ve daha şevklenmiş bir şekilde bir sonraki yardım paketleri için var gücümüzle çalışırız.
Tek bir kitap fazla satabilmek, bunları kırtasiye yardımına çevirebilmek ve bu çocuklara, böylesi binlercesine ulaştırabilmek için yıllardır, bıkmadan, usanmadan, (bazen Türkiye gerçeklerinin farkında olmayan-neyseki çok az- bazı öğretmenlerce rencide edilmemize rağmen), elimizden geleni yapmaya, bu çocukların yüzüne yakışan gülücükleri kondurmaya devam ederiz. Var gücümüzle çalışırız... Ama her yeni okul ziyaretinde başka başka tablolarla şaşırmaya-üzülmeye- devam ederiz. Bu sefer de olduğu gibi! Size bunlardan birini anlatmadan geçemeyeceğim:
Okula girdiğimizde, okulunun bahçesinde kocaman variller gördük. Bu variller ağızlarına kadar A4 boyutlarında, tek tarafı kullanılmış yazı kağıtlarıyla doluydu. Hatta varillerden taşmış, yerlere dağılmıştı. Başında ise çocuklar, tıpkı sokaktaki kağıt toplayıcıları gibi, bu kağıtları kapış kapış alıyorlardı. Yeterince kağıt aldığına inanan çocuk uzak bir köşeye koşarak gidiyordu. Yerine başka çocuklar geliyordu. Merak ettik, kağıtları alıp giden çocukları izledik. Bu çocukların topladıkları kağıtların boş taraflarını üstüste koyup, sonra ikiye katlayarak, katlama yerinden maşa ile sıkıştırarak defter yaptıklarını gördük. Bu defterleri ne mi yapacaklar? Bunu soramadık bile... Keşke daha çok defter getirebilsek diye bir kez daha içimize ağladık.
Bildiğiniz gibi her yıl 2 sefer, ilki, okulların açıldığı ay içinde, ikincisi, ikinci dönem başında, ihtiyacı olan öğrencileri okullar/Milli Egitim Müdürlükleri aracılığı ile tespit edip onlara "hediye paketleri" dediğimiz kırtasiye/giysi/vb yardımı ulaştırıyoruz.
Bu öğretim yılının 2. yarısında dağıtmaya başladığımız 2. parti "hediye" paketlerinin büyük bir kısmını bu okula bırakırken keşke daha çok imkanımız olabilseydi diye defalarca içlendik, yakındık...
Ama umudumuzu kesmedik: "Belki gelecek sefere daha fazla çocuğu mutlu edebiliriz! Edeceğiz!"
Bu yıl, bu okuldan çok küçük bir grubun Tüyap Kitap Fuarına götürülebildiğini ve giden çocukların ellerinde getirdikleri içi boş Tüyap torbalarının bile okuldaki çocuklar arasında heyecan yarattığını öğrendik. Bu nedenle kendi paketlerimizi Tüyaptan temin ettiğimiz torbalara da koyup, ayrıca içine ikişer adet de çocuk kitabı ekledik.
Çocuklar okulun küçük salonuna öğretmenleri aracılığı ile grup grup getirildi ve hediyeler dağıtıldı. Hediyeleri ile birlikte kapıdan çıkan çocuklara ayrı bir odada da çantaları verildi. Herşey izdihamdan ve reklamdan uzak bir şekilde, çocukların ruhsal durumları düşünülerek titizlikle, sevgiyle yapıldı.
Yıllardır, yardım amaçlı ziyaret ettiğimiz her okulda, bir kaç resimle yetindik ama bunları bile sizlerle fazla paylaşmadık çünkü amaç dünyanın en masum varlıklarını, çocuklarımızı mutlu etmekti. Mutluluğun resmi ise ne yazık ki fotoğraf karelerinden hakkıyla yansıyamıyordu... Ama hem yardımda bulunan dostlarımıza, yardımseverlere, hem de yetenekli çocuklarımızın yazdığı "Anne Bak Penceremde Öykü Var" kitaplarından alarak bizlere destek olan okullarımıza teşekkür etmek, elbirliği ile dağıttığımız mutluluğu paylaşmak için bu sene yine bolca resimledik, yine anlattık...
Umarım yüzlerce resim arasından seçtiğimiz bu resimler, ülkemizin gerçeklerini sizlere yine hatırlatır, yarınlarımızı emanet edeceğimiz çocukların ihtiyaçlarını sizlere duyurabilir ve sizlerin aracısı olduğumuz, manevi değeri çok büyük bu ziyaretler esnasındaki duygularımızı sizlere birazcık da olsa aktarabilir...
Bizlere destek olan, katkıda bulunan herkese bu resimlerdeki masum çocuklar adına teşekkür ederiz...
Katkılarınızın devamını dileyerek, saygılar sunarız...
Özgür Pencere Edebiyat Derneği
Şebnem Sema Tuncel
Not: Daha fazla resim için lütfen linke tıklayın. http://www.ozgurpencere.org/forum/viewtopic.php?t=12215
Resimleri büyütmek için lütfen üstüne tıklayın...




















