Sayın Edebiyatsever,
Aramıza hoşgeldiniz!
Derneğimiz, 2004 yılında, Adana’da kurumlaşmasına rağmen, çalışmalarımız çok daha eskiye dayanmaktadır. Akademisyen ve sanatçı kimliklerimizle yıllar önce bir yola çıktık. Yıllardır, web sitelerimizle sesimizi uluslararası boyutlara taşıyıp, on binin üzerinde üye sayısına ulaştık ve “artık kurumlaşmanın zamanıdır” deyip derneğimizi kurduk.
Şırnak, Silopi, Ağrı gibi yurdun uzak köşelerinden, şehrimizin göç almaktan yorgun düşmüş varoşlarına kadar, ihtiyacı olan çocuklara yayınladığımız dergi ve kitaplardan gelen tüm geliri ve üyelerimizin bağışlarını kırtasiye, giysi yardımları olarak dağıttık. Yaklaşık her sene, 1000 çocuğa yetişebildiğimiz yardımlarımızla bugüne kadar 5000’den fazla çocuğa çeşitli yardımlar ulaştırdık.
İlk günden beri, fakir ama zeki çocuklara ücretsiz kurslar düzenleyip, özveriyle çalışmaktayız. “Çocukların elleri silah değil, kalem tutsun” sloganımızla varoşlarımızdaki çocuklarımızı kucaklamaya devam ediyor, edebiyatın barışçıl ortamında onların mutlu olmasına çalışıyoruz..
Biz bir edebiyat derneği olarak “üreten, üretenlere fırsatlar veren, yayınlarıyla, tezhip, minyatür, öykü atölyesi, Güzel Türkçe, vb gibi kurslarıyla, burslarıyla, ulusal dağıtımda olan edebiyat dergisi ve kitaplarıyla, her sene geleneksel halde yapılan ve Türkiye’nin her köşesinden yüzlerce çocuğun öyküleriyle katıldığı, Çocuk Öykü Yarışması ve kadınlar üzerine yazılan öykülerin yarıştığı Kadın Öyküleri Yarışması” ile, sesini ülkesinde hep olumlu ve saygın bir biçimde duyurmuş bir kurumuz.
Öykü günleri, şiir günleri, anma dinletileri için Türkiye’nin en değerli yazarlarını Adana’ya davet edip Adanalılarla buluşturmuş ve edebiyat için sevgiyle ve özveriyle çalışan kişileriz. Bizim 6 senede yaptıklarımız çoğu derneğin 20 senede yaptıklarından çok çok fazladır çünkü biz “sadece” başkalarının bağışlarıyla tüketen bir kurum değil, üreten ve ürettiklerini yine edebiyat ve okuma sevgisini artırmak için kullanan bir derneğiz. Ve “bizi biz değil, yaptıklarımız anlatsın ki daha değerli olsun” düşüncesinden hiç vazgeçmedik.
Adımız Özgür Pencere. Bunun siyasi bir sloganla hiç bir alakası yok. Bizler halkımıza yeteneklerini özgür bırakabilecekleri pencereler açmak için bir yola çıktık. Bu yolda, laik, demokratik ve çağdaş düşüncelerle, yarınlara Atatürk’ün işaret ettiği yönde bakan kişiler olarak, edebiyatın tözüne sadık, tinselliğine saygılı, kalite ve kantitenin aynı hizaya çekilmesi gerektiğine yürekten inanarak, edebiyatın (özellikle de taşranın) içinde bulunduğu bilgi eksikliğinden “ben bilirim’cilikten” kurtarmak için eğitimin, işbirliğinin ve okumanın çok önemli olduğunun bilincinde, kararlılıkla çalışmaktayız.
Çocuklar için okuma günleri gibi etkinliklerimiz, uzmanı olduğumuz alanlardaki danışmanlıklarımız, vb derneğimizin çalışma alanları içindedir. Belki bahsetmeyi unuttuğum daha pek çok çalışmamız vardır. Bunları tek tek saymayacağım ama en önemlisi, biz bütün yaptıklarımızı Türkiye’de en az dergi okunduğu istatistiklerle belirlenmiş, ama pek çok değerli edebiyatçıyı yetiştirmiş, Torosların öbür tarafına taşımış olan bu şehirde, ülkemizdeki tüm edebiyat severler için karşılıksız ve içtenlikle yapıyoruz. Ürettiğimizi tüketiyoruz. Bu yolda bize destek veren kişi ve kurumlara da emeğimizle veya başka türlü, her zaman yanlarında var olarak, teşekkür ediyor, borçlu kalmamaya çalışıyoruz.
Adana da diğer şehirlerde olduğu gibi “dernek”lere tereddütlü bakmakta olan bir şehirdir. Şehrimiz insanlarının da derneklerden uzak durmasında belki geçmişteki kötü deneyimleri; edebiyatın sadece erkeklerin yapabileceği bir şey olduğunu “sanmaları”, sandırılmaları; Anadolu’nun erkek egemen ortamında , içki masalarında (veya herhangi bir yerde de olabilir) yapılan ve sonu kavgalı biten, edebiyata yakışmayan ortamlarından uzak durmaya çalışmaları yatmaktadır. Bu nedenle bizler bu kemikleşmiş önyargıları akademik deneyimlerimizle, kaliteli ortamlar ve güven sağlayarak, “yaptıklarımız imzamızdır” diyerek yıkmaya çalışmaktayız.
Edebiyat severlere hep şu mesajı vermeye çalıştık: bizler yeteneklerini, ürettiklerini defter aralarında saklayan kadınlarımıza ve yetenekli çocuklarımıza (erkekleri yok saymayarak, onlarla birlikte) kaliteli, “olması gerektiği gibi” saygın edebiyat ortamları ve fırsatlar sağlayarak ilkelerimizi belirledik. Yolumuzda kararlılıkla, edebiyatın evrensel değerleri için yürümeye devam ediyoruz.
Yaptığımız, yapacağımız her çaba, her çalışma hepimizin, tüm edebiyat severlerin. Edebiyat adına yaptığımız her şeyi siz değerli dostlarımızla paylaşmaktan onur duyuyoruz.
Ş. Sema Tuncel
Özgür Pencere Edebiyat ve Sanat Derneği Başkanı


